Çeşme-İzmir-Aydın otoyolu özelleştirmesinde yargı süreci başladı

Birleşik Kamu-İş, gelir getiren köprü ve otoyolların özelleştirilmesine karşı Danıştay'da dava açarak yürütmenin durdurulmasını istedi.

Gündem Yayın: 10 Eylül 2026 - Perşembe - Güncelleme: 10.09.2026 10:28:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Cumhurbaşkanlığı kararıyla özelleştirme kapsamına alınan stratejik otoyollar ve boğaz köprüleri yargıya taşındı. Çeşme-İzmir-Aydın Otoyolu'nun da aralarında bulunduğu 2 köprü, 8 otoyol ve 2 çevreyolunun özelleştirilmesine karşı harekete geçen Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, düzenlemenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay'a dava açtı.

Resmi Gazete'de yayımlanan kararla birlikte, daha önce özelleştirme programına alınan veya yeniden kapsama alınan köprü ve otoyolların 30 yıllığına özel sektöre devredilmesi planlanıyor. Ancak konfederasyon, bu sürecin kamu yararına ve Anayasa'ya açıkça aykırı olduğunu savundu.

 

"Milyarlarca Dolarlık Hazine Gelirinden Vazgeçiliyor"
Danıştay'a sunulan dava dilekçesinde, söz konusu yapıların inşaat ve kamulaştırma maliyetlerinin tamamen ödendiği ve borçlarının kamu tarafından kapatıldığı hatırlatıldı. Devlet eliyle işletilen bu ağların kesinlikle zarar etmediğinin vurgulandığı dilekçede şu çarpıcı rakamlara yer verildi:

Yalnızca 2026 yılının ilk 7 ayında bu yollardan 400 milyon dolar nakit kamu geliri elde edildi.

Yıllık ortalama gelirin en az 700 milyon dolar olduğu belirtildi.

Düşük tarife seviyeleriyle dahi 30 yıllık işletme süresinde Hazine'ye aktarılacak en az 21 milyar dolarlık garanti net gelirden vazgeçilmesinin hiçbir iktisadi ve rasyonel gerekçesi bulunmadığı kaydedildi.

 

"Doğal Tekel Ömür Boyu Özel Tekele Dönüşecek"
Dilekçede, boğaz köprüleri ve ana ulaşım koridorlarının fiziki ve coğrafi açıdan "Doğal Tekel" niteliği taşıdığına dikkat çekildi. Bu alanların özel sektöre devrinin, kamu kontrolünden çıkarak "özel tekeller" yaratacağı ve vatandaşın sırtına külfet bindireceği ifade edildi.

Ulaşım hakkının Anayasa'nın 23. maddesindeki seyahat özgürlüğünün ön koşulu olduğu belirtilerek, ana ulaşım ağlarının milli güvenlik ve ülke bütünlüğü açısından stratejik önem taşıdığının altı çizildi.

 

"Bütçe Hakkı ve Meclis Gözardı Edildi"
Özelleştirme kararının hukuki dayanakları da dilekçede sert bir şekilde eleştirildi:

Anayasa'ya Aykırılık: Anayasa'nın 47. maddesi gereği kamu varlıklarının özelleştirilme esaslarının ancak kanunla düzenlenebileceği, Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan bu düzenlemenin yasama yetkisine aykırı olduğu savunuldu.

Fizibilite ve Denetim Eksikliği: İşlem öncesinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı veya Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) yetkili kurullarınca hazırlanmış gerekçeli fizibilite raporlarının bulunmadığı; Sayıştay denetimi ile TBMM'nin "Bütçe Hakkı"nın göz ardı edildiği vurgulandı.

AYM Talebi: Karara dayanak teşkil eden 4046 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin yürütmeye sınırsız devir yetkisi vermesi nedeniyle Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) gönderilmesi talep edildi.

 

Yürütmenin Durdurulması İstendi
Birleşik Kamu-İş vekilleri, Özelleştirme İdaresi tarafından ihale hazırlıklarına başlanarak sözleşmelerin bağıntılanması halinde geri dönüşü imkânsız kamu zararlarının doğacağını belirtti. İdarenin savunması beklenmeksizin öncelikli olarak duruşmalı incelenmesi ve yürütmenin durdurulması talep edildi.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.