Buca Cezaevi alanı için “Özgürlük Parkı” talebi

Buca Cezaevi alanının imara açılmasına karşı çıkan İzmir Yaşam Alanları, alanın “İnsan Hakları ve Özgürlük Parkı” olmasını istedi.

Gündem Yayın: 16 Mart 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 16.03.2026 11:58:00
Editör -
Okuma Süresi: 3 dk.
Google News

İzmir Yaşam Alanları, Buca Cezaevi alanının “İnsan Hakları ve Özgürlük Parkı” ve cezaevi müzesi olarak düzenlenmesi talebiyle hazırladıkları yaklaşık 100 dilekçeyi İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sundu. Yapılan açıklamada, alanın imara açılmasının kent hafızasını yok edeceği vurgulandı.

İzmir Yaşam Alanları, dayanışma içinde oldukları Buca Cezaevi Özgürleştirilsin Platformu ile birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi ve meclis üyelerine başvurarak cezaevi alanına ilişkin alınan karara itiraz ettiklerini belirtti.

 

“Kamusallık sınırlanıyor”

Yapılan açıklamada söz konusu planın kamusal alanı daralttığı, rekreasyon kullanımını azalttığı ve ulaşım ile altyapı sorunlarını artıracağı ifade edildi. Planlama sürecinin şeffaf ve katılımcı biçimde yürütülmediği de dile getirildi.

Açıklamada, Buca Cezaevi’nin İzmir’in kent belleğinde önemli bir yere sahip olduğu belirtilerek özellikle 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe dönemlerinde yaşananların toplum hafızasında canlı tutulması gerektiği vurgulandı.

 

“Hafıza mekânları korunmalı”

Metinde, darbe dönemlerinde yaşanan işkence, idam, zorla kaybetme ve siyasi baskıların unutulmaması gerektiğine dikkat çekilerek Buca Cezaevi alanının hem İnsan Hakları ve Özgürlük Parkı hem de Cezaevi Müzesi olarak düzenlenmesi talep edildi.

Açıklamada, dünya ve Türkiye’den benzer örnekler de hatırlatıldı.
Ankara’daki Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Sinop Cezaevi, müzeye dönüştürülmesi planlanan Diyarbakır Cezaevi ile Şili’deki Bellek ve İnsan Hakları Müzesi, İran’daki Ebrat Müzesi ve Arjantin’deki ESMA Bellek ve İnsan Hakları Müzesi gibi mekânların geçmişte yaşanan insan hakları ihlallerini hatırlatan önemli hafıza alanları olduğu belirtildi.

 

“Kent hafızası rant alanına dönüşmemeli”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kentlerimizin belleği bilinçli ve planlı olarak silinmeye çalışılmaktadır. Anı ve hafıza mekânları yaşatılmalıdır. Böylesi zulümlerin yaşandığı mekânlar dünyada müze ve anıt alanlara dönüştürülmektedir. Buca Cezaevi alanı da sermayeye rant alanı olarak sunulmamalı, İnsan Hakları ve Özgürlük Parkı olarak düzenlenmelidir.”

İzmir Yaşam Alanları, Buca Cezaevi’nin kent hafızasının önemli bir parçası olduğunu belirterek alanın korunması ve demokrasi ile insan hakları bilincini yaşatacak bir hafıza mekânına dönüştürülmesi çağrısını yineledi.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.